Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Brüksel’de Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Türkiye’nin NATO’ya en fazla katkı sağlayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Güler, NATO’nun caydırıcılık ve savunma duruşuna verdikleri desteği, savunma harcamalarında yüzde 5 hedefi doğrultusunda kaydedilen ilerlemeyi ve Ukrayna’ya yönelik desteklerini müttefiklerle paylaştıklarını söyledi. Güler ayrıca, İran-ABD savaşını sona erdirmek amacıyla varılan mutabakattan memnuniyet duyduklarını ve gerektiğinde Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme faaliyetlerine destek vermeye hazır olduklarını ifade etti.
NATO’nun tarihinin en karmaşık güvenlik ortamlarından biriyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Güler, “Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirve, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacaktır” dedi.
Türkiye’nin NATO’nun yalnızca coğrafi merkezlerinden biri değil, aynı zamanda stratejik aklının ve operasyonel kapasitesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Güler, Ankara Zirvesi’nin NATO’nun birlik ve beraberliğini güçlendiren tarihi bir buluşma olacağına inandıklarını söyledi.
ABD’nin Avrupa’dan tamamen çekilmediğini ancak asker sayısını azalttığını belirten Güler, Avrupa ülkelerinin savunma sanayii yatırımlarını artırdığını ve yeniden zorunlu askerlik uygulamalarına yöneldiğini ifade ederek, “Avrupa’nın güvenliğinin Avrupalılar tarafından sağlanması gerektiğinin farkındalar” değerlendirmesinde bulundu.
Türk savunma sanayiinin NATO’nun kolektif savunmasına da katkı sunduğunu belirten Güler, “Güçlü savunma sanayi, güçlü caydırıcılık ve güçlü NATO demektir” ifadelerini kullandı. Toplantılar sırasında bazı NATO üyesi ülkelerin savunma bakanlarının Türk savunma sanayiinin gelişmişliğini ve Türkiye ile iş birliğinin önemini özellikle vurguladığını aktardı.
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güler, Türkiye’nin savaşın başlangıcından itibaren dengeli ve yapıcı bir politika izlediğini belirterek, “Türkiye hem Rusya hem Ukrayna ile konuşabilen az sayıdaki ülkeden birisidir” dedi. Tahıl Koridoru Girişimi, esir değişimleri ve diplomatik temaslarda üstlenilen rolün bunun en somut göstergesi olduğunu ifade eden Güler, Türkiye’nin bundan sonra da barış ve diyalog çabalarına katkı sunmaya devam edeceğini söyledi.
Orta Doğu’daki gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel güvenliği de etkilediğini belirten Güler, Türkiye’nin çatışmaların büyümesini değil diplomasi yoluyla çözülmesini savunduğunu kaydetti. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Güler, enerji arz güvenliği ve deniz ticaretinin kesintisiz sürdürülmesinin küresel istikrar açısından kritik önemde olduğunu söyledi. “Bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunan bir ülke olarak, uluslararası hukuk çerçevesinde deniz güvenliği ve seyrüsefer emniyetini destekleyecek girişimlere gerekli katkıyı sağlamaya da hazırız” ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Güler, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın bölgedeki güvenlik hassasiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği için ilave tedbirler alındığını söyleyen Güler, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan anlaşmayı eleştirerek, “Türkiye'nin askerî kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, ülkemizi ve KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmamaktadır” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini hedef alan girişimlere karşı gerekli güce ve iradeye sahip olduğunu vurgulayan Güler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de barışın, istikrarın ve yapıcı diyaloğun tarafı olmaya devam edeceğini söyledi.
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin NATO içindeki konumuna dikkat çeken Güler, “Bugün artık çok açık bir gerçek vardır: Türkiye, güvenlik mimarisinin kenarında değil, merkezinde yer alan bir ülkedir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayii ve etkin diplomasisiyle NATO’nun geleceğine yön veren başlıca ülkelerden biri olduğunu belirten Güler, ülkenin bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunmayı sürdüreceğini kaydetti.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 basintoplantisi.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.